ABD’den Hindistan’a 1,8 Milyar Dolarlık “Enteresan” Hava Savunma Sistemi Onayı

Açık konuşmak gerekirse, ABD ordusu hava savunma platformları açısından oldukça ciddi bir zafiyete sahiptir. Zira kendisini izole ana karasında güvende gören ve dünya çapında ofansif olan bu güç, alçak ve orta irtifa hava savunması geliştirme/edinme gereği görmemiştir. Bu açıdan eskiden beri Avrupalı ortaklarıyla birlikte çalışma alışkanlığına sahip olduklarını söyleyebiliriz.

Soğuk savaş döneminde, Avrupa’da konuşlanmış hava üslerinin savunmasını, konuşlandığı ülkenin alçak irtifa hava savunma çözümü her ne ise, onu satın alarak gidermişti. Örneğin İngiltere’den Rapier, Almanya’dan Roland sistemleri almıştı. Soğuk savaşın ardından da benzeri bir alışkanlık devam etmiştir. Örneğin Norveç, kendisini kanıtlamış ve oldukça gelişmiş bir havadan havaya füze olan AMRAAM’ın SAM sistemi olarak kullanımına yönelik NASAMS açık mimarili hava savunma sistemini geliştirmişti.

Not: Bu sistemin komuta kontrol unsurları, HAWK modernizasyonu kapsamında ülkemiz tarafından da kullanılmaktadır. Açık mimari temeli nedeniyle NATO standardı yerli havadan havaya ve havadan yere füzelerimizin entegresi ve bu sayede ikinci bir daha hızlı ve sağlıklı bir modernizasyon programı da gündemdedir.

Bu kapsamda ABD yapımı bolca füze ve bileşen de barındırdığı için, satışında ABD onayı da gerektiren NASAMS II temeli üzerine şekillendirilmiş, Entegre Hava Savunma Sistemi (IADWS) satışı, onaylanmış bulunuyor. Haber ile ilgili detayları aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. Fakat burada dikkatinizi çekmek istediğim birkaç husus var. Bunlardan birincisi Rusya’nın oldukça sadık ve hacimli müşterilerinden biri olan Hindistan, neden bu sistemi kendisini ispatlamış Rus HSS’lerine rağmen tercih etmiş olabilir? İkincisi ise zaten İsrail ile modern hava savunma sistemleri hususunda aktif işbirliği ve ortak üretim anlaşmaları yürürlükte iken, ikinci bir NATO standardı sisteme kanal açma ihtiyacını neden duymuştur?

Bu iki sorunun cevabını şu şekilde verebiliriz kanaatindeyim. Bu ülke hava kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturan ve lisans altında ortak üretimini de yaptığı Rus Su-30 tayyarelerinin BVR füzelerinden, kesinlikle ve tecrübeyle sabit olarak mutlu değildir. Bu nedenle başta Fransız Mica olmak üzere çeşitli dış kaynak füzeleri temin ve entegre etmek istemiş, fakat uçağın telif haklarına sahip olan Rusya konuya olumsuz yaklaşmıştır. Gerçekte Hindistan Sukhoi’leri bünyesinde yoğun oranda İsrail ve Fransız elektronik ve avyonik sistemlerini barındırmaktadır. Bu sebeple farklı bir füze tipinin entegrasyonu teknik açıdan çok daha kolaydır. Fakat aldığı olumsuz yanıt nedeniyle Fransız Mica teknoloji tabanı üzerine, kendi gelişmiş komposit yakıt teknolojisini de ilave ederek, daha uzun erimli, yerli üretim ASTRA BVR füzesini geliştirmeye başlamıştır. Söz konusu füzenin gelişim ve test süreci gerçekten başarılı biçimde devam etmektedir.

Bu yüzden ülkenin aynı Astra füzeninin temelini oluşturan Mica’nın VL versiyonuyla dikey atımlı bir hava savunma füzesine dönüştürülmesi misali, “Vertical Launch Astra based Air Defence System” arzusu gerçekçi hale gelmiştir. Bu kapsamda söz konusu açık mimarili IADWS sistemi alımı, aynı zamanda Astra Projesinin istenilen olgunluğa ulaştığı anlamına da gelmektedir. Zaten NATO standardı mimari üzerine şekillendirilen bu füze, AMRAAM kadar kolay biçimde sisteme entegre edilebilecektir.

Birleşik Arap Emirlikleri söz konusu BVR füzesini, elindeki Mirage-2005 / 2009 filosuyla birlikte kullanmak için açık ilgisini beyan etmiştir. Astra füzesiyle ilgilenen farklı ülkeler de mevcuttur. Görünen odur ki yakın gelecekte oldukça sabıkalı ve maceralı Hindistan Savunma Sanayi’si özlediği türde bir başarı hikayesine sahip olabilecektir.

Yazar: Aybars Meriç

Haber Linki: https://www.defenceturk.net/abd-hindistana-18-milyar-dolarlik-hava-savunma-sistemi-satisini-onayladi